Toplumsal roller, aile yapısı, ekonomik zorluklar ve kişisel beklentiler arasında sıkışan pek çok kadın, zaman içinde kendi isteklerini geri plana itiyor. Çoğu kadın, yaşam mücadelesi verirken bir dönem kendisine ait olan hayalleri sessizce askıya alıyor veya tamamen bırakıyor. Bu durum bazen gönüllü bir fedakârlık, bazen de zorunlu bir uyum çabası oluyor. Aşağıda, birçok kadının çeşitli nedenlerle vazgeçtiği sekiz hayal ve bu hayallerin ardındaki dinamikleri inceliyoruz.
1. Kendi İstediği Mesleği Yapma Hayali
Kadınların önemli bir bölümü üniversite döneminde ya da çocukluk çağında hayal ettiği mesleği yapamıyor. İş bulma kaygısı, aile baskısı, çevresel beklentiler veya evlilik sonrası değişen şartlar nedeniyle kadınların meslek seçiminde kontrolü elinde tutamadığı görülüyor. Bir noktadan sonra kişisel yetenek ve tutkular geri planda kalırken, toplumun güvenli gördüğü meslekler öne çıkıyor.
2. Kendi Ayakları Üzerinde Durma Hayali
Ekonomik bağımsızlık, kadınların özgüvenini pekiştiren temel unsurlardan biri olmasına rağmen, pek çok kadın için bu hayal yarım kalıyor. Kariyerinin başında işten ayrılmaya zorlanan, evlilik sonrası çalışması uygun görülmeyen veya bakım yükümlülüklerine yönlendirilen kadınlar, zaman içinde kendi gelirini sağlama hedefini kaybedebiliyor.
3. Dünyayı Gezme Hayali
Özgürce seyahat etmek pek çok kadının gençlik hayali arasında. Fakat güvenlik kaygıları, maddi koşullar, aile sorumlulukları ve toplumsal yargılar nedeniyle bu hayal çoğu kez ulaşılamaz kategorisine alınıyor. Evle iş arasında kurulan düzen içinde, uzak ülkelere gitmek yerine ancak yıllık izinlerde kısa tatiller yapılabiliyor.
4. Sanatsal Üretim Yapma Hayali
Resim yapmak, müzikle uğraşmak, yazmak veya dans etmek, kadınların sıklıkla ergenlik veya üniversite yıllarında hayatlarına aldığı yaratıcı faaliyetler. Fakat zamanla “boş iş”, “hobiye vakit harcanmaz” gibi söylemler kadınları sanatla bağlarını koparmaya yönlendiriyor. Yaratıcılık ihtiyanı karşılanmadığında duygusal bir eksiklik hissi doğuyor.
5. Kendi İşini Kurma Hayali
Girişimcilik, özgürlük ve üretkenlik duygusunu aynı anda barındırması nedeniyle pek çok kadının aklında olan bir fikir. Ancak sermaye yetersizliği, risk almaktan kaçınma baskısı, aile desteğinin olmayışı ve hukukî süreçlerin göz korkutucu oluşu nedeniyle bu hayal erteleniyor. Zaman içinde kadınlar “şartlar uygun değil” diyerek bu fikri tamamen rafa kaldırabiliyor.
6. Eğitimine Devam Etme Hayali
Bazı kadınlar lise veya üniversitede okurken evlendiriliyor, bazıları ise mezun olduktan sonra çalışma hayatına atılmak zorunda kaldığı için eğitimini ilerletemiyor. Yüksek lisans ya da doktora yapma isteği zamanla bakım yükümlülükleri, ev işleri ve iş hayatı arasında sıkışıp kayboluyor.
7. Kendine Zaman Ayırma Hayali
Kişisel gelişim, spor, psikolojik bakım, meditasyon veya sadece sessiz bir kahve molası… Pek çok kadın için ilk vazgeçilen hayallerden biri kendine ait zaman. Sorumluluk fazlalığı ve “önce başkaları” düşüncesi nedeniyle kendine yatırım geri planda kalıyor. Kadınlar yalnız kalma ve yenilenme ihtiyacını önemsemek yerine ödevleri, işler ve beklentiler arasında koşuyor.
8. Toplumsal Kalıpların Dışında Yaşama Hayali
Kimi kadınlar belirli bir yaşta evlenmek, çocuk sahibi olmak, belirli bir davranış kalıbını sürdürmek zorunda hissediyor. Oysa içlerinde farklı şehirlerde yaşama, alışılmışın dışında ilişkiler kurma, alternatif yaşam biçimleri benimseme hayali oluyor. Fakat toplumun yargıları ve aile beklentileri nedeniyle bu hayaller çoğu zaman gerçekleşmeden zihin içinde kapanıyor.
Kadınların vazgeçtiği hayaller, kendi özgün potansiyellerinin sessizce geri çekildiği noktalardır. Vazgeçilen her hayal, aslında kadınların üzerindeki görünmez yükleri gösteren bir işarettir.

Yorumlar kapalı.