Kendine güven her kadın için aynı biçimde oluşmaz. Kimi kadın kendi güvenini başarıyla, kimi karakteriyle, kimi ilişkileriyle, kimi de görünümüyle besler. Fakat bu güveni sarsan şeyler çoğu zaman büyük olaylar değildir. Çok küçük gibi görünen ayrıntılar, farkında bile olunmadan özgüveni zayıflatır. Bu ayrıntılar dışarıdan bakıldığında basit görünür ama kadınların iç konuşmalarında önemli yer tutar.
1. Duyulmayan Cümleler
Bir kadının söylediği şeyin duyulmaması, ciddiye alınmaması veya kesilmesi düşündüğünden daha fazla etki bırakır. Toplantıda sözünün bölünmesi, aile içinde fikrinin yok sayılması veya arkadaş ortamında söylediklerinin önemsenmemesi özgüveni sessizce aşındırır. Kadın zamanla “konuşsam da fark etmiyor” duygusuyla karşılaşır.
2. Küçük İmalar
Bazı kadınlarda güven kaybı doğrudan eleştiriden değil, ima yoluyla gelir. “Sen beceremezsin”, “emin misin?”, “senin işin değil” gibi cümleler açık bir saldırı değildir, ama küçük şüphe tohumları bırakır. Bu şüpheler zamanla iç ses haline gelir ve kişi kendini sorgulamaya başlar.
3. Başkalarıyla Karşılaştırılmak
Kadınlar bazen çocukluktan itibaren başkalarıyla karşılaştırılır. Bu karşılaştırma başarıda, davranışlarda, görünümde veya seçimlerde olabilir. Yetişkinlikte bu karşılaştırmalar iş yerinde, ilişkilerde ve sosyal çevrede devam eder. Başka birinin “daha iyi” veya “daha doğru” olduğu mesajı özgüveni içten içe zedeler.
4. Görünüş Üzerinden Yapılan Yorumlar
Kadınlar görünüşleriyle ilgili küçücük bir yorumdan bile etkilenebilir. Bu fiziksel kusur üzerinden alay etmek değildir; bazen “sana yakışmadı”, “yorgun görünüyorsun” veya “biraz değişmişsin” gibi sıradan ifadeler bile iç dünyada ağırlık yaratır. Görünüm üzerinden fark edilmeyen eleştiriler güveni sessizce azaltır.
5. Emeğinin Görülmemesi
Bir kadın çok çalışabilir, organize edebilir, toparlayabilir ve destek olabilir, fakat emekleri görünmez kaldığında kendine olan güveni zayıflayabilir. Takdir edilmemek, fark edilmemek ya da sessizce beklenti haline gelmek kadının değer duygusunu etkiler. “Yaptıklarımın önemi yok” düşüncesi özgüveni en çok yaralayan iç cümlelerden biridir.
6. Hata Yapınca Fazla Tepki Görmek
Hata yapmak insan doğasında vardır, fakat bazı kadınlar küçük bir hata yaptıklarında bile fazlasıyla eleştirilir. Bu eleştiri bazen iş yerinde, bazen evde, bazen ilişkilerde olur. Hatanın büyüklüğünden bağımsız olarak sert tepki alan kadınlar bir süre sonra risk almaktan kaçınır ve kendi yeterliliğine kuşku duymaya başlar.
7. Sessiz Rekabet Ortamı
Bazı kadınlar sosyal çevrede veya iş hayatında sessiz rekabet ortamına maruz kalır. Bu rekabet herkesin birbirini ölçtüğü, izlediği ama konuşmadığı bir dinamik oluşturur. Bu ortamda en ufak geride kalma hissi bile özgüveni zedeler. Kadın kendini sürekli ispat etmek zorunda hisseder.
8. Ters Tepkiden Korkmak
Bazı kadınlar fikrini açıkça söylemek, itiraz etmek veya sınır koymak istediğinde karşı tepki almaktan çekinir. Bu durum zamanla sessizliğe dönüşür. Söylemek isteyip söyleyememek, göstermelik bir uyum yaratır. Ancak bu uyum içsel gücü değil, özgüveni zayıflatır.
Kadınların kendine güvenini sarsan bu küçük detaylar kimse tarafından büyük mesele olarak görülmez. Fakat kadın iç dünyasında bu detayların toplamıyla yaşar. Özgüven bazen büyük darbeyle değil, küçük çiziklerle azalır. Bu yüzden meselenin büyüklüğü değil, birikimi önemlidir.

Yorumlar kapalı.