1. Haberler
  2. Kadınca
  3. Kadınların İçsel Gücünü Keşfettiği An

Kadınların İçsel Gücünü Keşfettiği An

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İçsel güç, dışarıya gösterilen güçten farklıdır. Gürültülü değildir, meydan okuma içermez, başkalarına ispatlama çabası da taşımaz. Kadınların içsel gücünü keşfettiği an çoğu zaman beklenmedik, sessiz ve kişisel bir dönüm noktasıdır. Bu an bazen zayıf hissettiği bir zamanda, bazen çaresiz kaldığını düşündüğü bir günde, bazen de başkasının fark etmediği küçük bir detayda ortaya çıkar. İçsel güç fark edildiğinde, kadın kendine başka bir gözle bakmaya başlar.

Kendi Kararını İlk Kez Kendi İçin Aldığında

Bir kadın uzun süre başkalarının beklentileri, önerileri veya baskılarıyla hareket etmiş olabilir. Fakat bir gün gelir, kimsenin ne düşündüğünü umursamadan kendi kararını kendi için alır. Bu karar büyük olmak zorunda değildir; bir işten ayrılmak, bir ilişkiyi bitirmek, bir arkadaşlığa sınır koymak ya da hayatın akışını değiştirecek küçük bir adım olabilir. O an kadın içsel gücünü fark eder çünkü ilk kez kendine rağmen değil, kendisi için hareket etmiştir.

Yardım İstemek Yerine Çözdüğünde Değil, Yardım İsteyebildiğinde

İçsel güç çoğu zaman “her şeyi tek başına halletmek” olarak algılanır. Oysa gerçek güç, ihtiyaç duyduğunda yardım isteyebilmektir. Bazı kadınlar uzun yıllar kimseyi yormamak, kimseyi zorlamamak ya da güçlü görünmek için sessizce taşır. Bir gün yardım istemeyi seçtiğinde ise kontrolü kaybetmediğini, aksine güçlendiğini fark eder. Bu an içsel gücün en olgun formudur.

Kendini Savunabildiğinde

Birçok kadın çocukluktan itibaren uyumlu olmayı, gülümsemeyi ve idare etmeyi öğrenir. Ancak hayatın bir noktasında kendi sınırlarını savunma ihtiyacı ortaya çıkar. Bu savunma bir tartışma değil, kendi değeri için kararlı duruştur. “Bunu hak etmiyorum”, “Böyle konuşamazsın”, “Bu konuda fikrim farklı” gibi cümleler içsel gücün dışa vurumudur. Bu an çoğu kadının kendini tanımaya başladığı andır.

İçindeki Ses Dışarıdaki Sesten Daha Yüksek Olduğunda

Kadınlar çoğu zaman dış seslerle büyür: öğütler, uyarılar, eleştiriler, beklentiler ve etiketler. Bir noktada iç ses dış seslerden daha güçlü hale gelir. “Ben ne istiyorum?”, “Ben ne hissediyorum?”, “Ben neye inanıyorum?” gibi sorular belirir. Bu soruların cevaplanması içsel gücün filizlendiği zamandır. Çünkü kişi artık başkalarının ne düşündüğünü değil, kendi hakikatini duyabilmektedir.

Kaybettiğinde Dimdik Durabildiğinde

İçsel güç kazanmakla değil, kaybetmekle kendini gösterir. Bir ilişki, bir iş, bir arkadaşlık, bir fırsat ya da bir beklenti kaybedilebilir. Bu kaybın ardından kadın yerle bir olmak yerine yeniden ayağa kalkmayı seçtiğinde, kendi gücünü fark eder. Bu an dışarıya büyük görünmese de içeride sessiz bir devrimdir.

“Benden bu kadar” Dediğinde

Bazı kadınlar yıllarca taşır. Sorunları çözmeye, insanları memnun etmeye, işleri toplamaya çalışırlar. Ancak bir gün gelir, artık taşıyamadığını fark eder ve bırakır. Bu bırakma acizlik değil, içsel güçtür. Çünkü bazı yükleri taşımamak, bazı savaşları seçmemek ve bazı insanlara sınır koymak güç gerektirir. İşte o an kadın kendi içsel enerjisiyle tanışır.

Kadınlar içsel güçlerini keşfetmek için kahramanlık yapmazlar. Kimsenin alkışladığı, ödüllendirdiği anlar da değildir bunlar. Sessiz, derin ve kişisel süreçlerdir. İçsel gücün keşfi dış dünyayı değil, kadının kendi dünyasını değiştirir ve bu değişim en kalıcı olandır.

Kadınların İçsel Gücünü Keşfettiği An
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

belopaper ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.